Cafer Ceyhan, Kahramanmaras'in merkez ilcesinde 1976 da dünyaya gözlerini acti..Hem annesi hemde babası cok muhterem ve dünya tatlısı insanlardır.Evladını helal sütle emziren anne Fatma Hatun gibi baba Mehmet Beyde her zaman helal rızık pesinde kosmustur.Allah hepsinden razı olsun.Bu hanede neset eden bu sirin yavru gel zaman git zaman ilkokulu ve o dönemin iyi egitim veren K.Maras Cukurova Elektrik Anadolu Lisesini kazandi ve basarılı bir ortaokul döneminden sonra yine Türkiyenin önde gelen kalitesinden zerrece taviz vermeyen Kayseri Fen Lisesini yüksek bir dereceyle kazandi ve her dönemde takdirname getirerek cok kıymetli ailesini sevindirdi.Lise akabinde yolu bu seferde 6 sene surecek olan ve hayatında önemli bir yer teskil eden ODTU fizik ögretmenligi bölümüne düstü.Hayretengiz diye tabir edilebilecek bir sekilde hayli yüksek puan alarak kazanmıstı üniversiteyi..Hikmetinden sual olunmaz denilen yüce Mevla bu güzide meslegi yapmasını murat buyurmustu..Cünkü okuldaki diger arkadasları tıp veya mühendislik tercih ederken,’O’ Kayseri Fen Lisesi tarihinde İstanbul Çapa tıp fakültesininde önünde ODTÜ’yü yazarak bir ilke imzasını atmıstı,ve ne derece iyi,basarılı ve kaliteli bir egitim gönüllüsü olacagını bu civanmert tavrıyla göstermisti..Burada –Ankara’da & ODTU’de- kimi zaman zor ve elemli,kimindeyse keyifli ve mutlu dönemler ve yıllar gecirdi.Ama en önemlisi kendini yetistirme adına bol bol kitaplar okudu ve muhim sahsiyetlerden dersler aldi.Baskent Ankara'da yeterli miktarda kalıp,universite egitimini tamamlayınca hala da severek yaptıgı ögretmenlik meslegine İstanbulda milli egitimin Bagcılardaki Dr. Kemal Naci Eksi Lisesinde ingilizce ögretmeni sıfatıyla basladı.Okuldaki ilk yıllarında kıymetli müdürü Kadir Kus Bey'in yardımıylada babasını yeni kaybetmis olmanın kederini bir nebze de olsa azalttı ve canı gibi sevdigi ögrencileriyle bir hayli egitim ögretim dönemi bu semte Capa muhitinden gelip gitti..Tabi Capa'da Cafer Ceyhan'ın hayatında cok önemli bir yere sahipti..Cünkü hayatında ilk sevdigi kızla ve ''cananım'' dedigi,''bitanem'' dedigi,''Beste Nigar Tipici'' sultanıyla bu semtte tanısacak ve her daim Allah'a bu dünyalar güzeli ay yüzlüsüyle tanıstırdıgı icin dua edip,tesekkurlerini sunacaktı....Tabi bu yazı burada nesredildigi tarih itibariyle 5 seneyi doldurmus olacaktı Cafer'in Beste Prensesine vurulmuslugu....Bilinmezleri bilen Yüce Kudret bu iki sevgiliyi birbirlerine yazacak mıydı acaba?Allah hayırlısını versin diye hitama erdiriyoruz bu gönül insani zat-i muhteremin sergüzesti hayatını.....
Unutmadan da nuru aynına,biricik ‘’Beste Gülü’ne’’ en çok ‘’SENİ SEVİYORUM’’…’’BENİMLE EVLENİR MİSİN?’’ demeyi çok istediğini ve bunuda dünyaya var gücüyle duyurmayı yaratanından niyaz ettiğini eklemeliyiz….@)-,-'---
inndir